EKONOMİZM VE TÜKETEN İNSAN

Ekonomizm; F. Bacon’un deyişiyle “Bilimin, gerçeğin peşini bırakıp gücün peşine düştüğü sanayileşmiş kapitalist Batı Toplumlarının temel hayat felsefesidir”

Çağdaş olarak adlandırılan yüzyılda, her gün artan ve gittikçe çoğalan maddi ihtiyaçlar, tüketim alanını ve tüketim sektörünü de genişletmiştir. Böylelikle maddi çıkar sağlamak için Tüketim sektörünün başında yer alan sermayedarlar baş döndüren hızda üretimde bulundukça, insanlar da o derecede tüketime tapan yaratıklar haline getirilmiştir. Bu tüketim çılgınlığı İnsanların sırtına her gün biraz daha fazla, onları birer sara hastasına çeviren ağır “çalışma” yükü de getirmiştir.

Hatta yeni teknolojilerin ve çağdaş dünyanın, insanı maddi çalışma yükünden kurtarıp, daha fazla boş zaman sağlaması gerekirken, insanlar için tüketilmesi gerekenler listesi de o kadar büyük hızla genişletilmektedir ki, insan daha mahkûm, daha batık ve kendisine, çevresine daha yabancı hale gelmiştir.

Değişik maddi ihtiyaçların, tüketim unsurlarının üretilmesindeki hız, üretim teknolojisinin olağanüstü hızından daha hızlı hale getirilmiştir. İnsan, kana doymayan bu sermayedar grubun kendisine dayattığı bu baş döndürücü hızın ortasında daha mahkûm, daha düşüncesiz, daha hayvani bir tutum içinde yaşamaya alıştırılmıştır. Bu çılgınlık, zaman yetmezliği, tüketim hastalığı içinde günlük yaşayan insan, manevi değerlerini, ahlaki güzelliklerini geliştirmek, İlahi emirleri uygulamak ve kutsal yeteneklerini ortaya çıkartmak için fırsat bulamaz hale gelmiştir. Zira sürekli artan lüks tüketim çılgınlığının emirlerini yerine getirmek için çalışmak ve çalışmak için tüketmek, eğlenmek zorunluluğu her şeyden önemli olmuştur. Bu döngü, tarih içinde insanların dinsel ve geleneksel ahlaki değerlerini büyük bir hızla yok etmiştir.

Modern toplumların kutsallaştırdığı demokrasi, liberalizm, kapitalizm gibi unsurlar, toplumların kendilerine uygun bir ruh yapısında olmaları, yağma meydanlarının olabildiğince artması, insanın bir tüketim hastası olması, ahlaktan yoksun, kaba, çıkar peşinde toplum haline gelebilmesi için sözde özgürlük imkânları tanımışlardır. Bu yapı içerisinde toplumları borç batağı içinde sürekli tüketen, mal tüketen, insan tüketen ve sonunda hayat tüketen bir yok edici haline getirmişlerdir.

Zira türetilen Komünizm, kapitalizm ve bunun gibi “izm”lerin hepsinin aslında şekil farklılıklarına rağmen insana “Ekonomik getirisi olan hayvan” olarak baktıkları bir gerçektir. Aralarındaki şekil farkı sadece bu hayvanın ihtiyaçlarını karşılamada ve aslında bu yol ile bu “izm”leri türetenlerin ihtiyaçlarını karşılamada hangisinin daha başarılı olabileceği kavgasından başkası değildir.

Bilimleri, ilimleri, bilim adamlarını dahi şekillendirmişlerdir. Öyle ki; modern bilimlere dayandıkları iddia edilen bütün yeni ideolojiler ve ekonomik kavramlar da dahi, “insan” üstün varlık olarak kabul edilmeyip bir boş kavram olarak temel alınmıştır.

Örneğin, biyoloji insanı adeta bir hayvan ve verdiği bir numara olarak tarif etmekte, Sosyoloji insanı, sosyal çevre tarlasında yetişen bir bitki gibi görmektedir.

İşte çağdaş insanın yaşadığı bu trajedi aslında bir “insanlık trajedisi” olarak acınacak haldedir.

İnsan, Allah’ın yeryüzünde halifesi olan üstün varlıktan uzakta, bir canlı türü olarak kaybolmakta, inkâr edilmekte, bozulmakta ve bir nev’i kendi oluşturduğu yüce insan kavramı ile yunan mitolojisindeki yarı tanrı insan kavramı benzeri ile yücelttiği sermayedarların bir kobay faresi gibi hayata tutunma gayretindedir.

Ve bu kaybolan, “ekonomik hayvan” gibi görünen ve farkında olmadan belirli gruplara hizmet eden insan toplulukları kendi benliğinden, İlahi emirlerin, aslından habersiz olarak dünyanın bütün her coğrafyasında yer almaktadırlar. Dini, dili, ırkı ayrı da olsa aynı kategoridedirler.

Zira insanlık için en güçlü aşk olan Semavi Din, ilk berrak kaynağından çıkıp tarih yatağında akmaya başladığı günden sonra bozulan insanlar ile tadını, rengini ve insanlar üzerindeki etkisini kaybetmiş, çok az inanan insanın kaynağı olmuş, geri kalan insanlığın tarih içinde dizginini “izm”leri türeten gruplara vermiştir.

İslam ki, insanı yerin pis çamurundan göklerin yüceliğine, birbirine kulluktan, âlemlerin Rabbine kulluğa, dinlerin zulmünden İslam’ın adaletine davet etmesine rağmen, bu davetin tarih içinden giderek kabul edeni ve o yolu kendine düstur edineni azalmış, kendi hurafeleri ile kendi kendine din icat eden cahil bir topluluk da oluşmuştur.

İşte bu topluluk içindeki insanları da, bu insanları “ekonomik hayvan” gören ekonomizm baronları, kendi oyunları ile yönlendirmekte zorlanmamış, hayvandan daha adaletsiz, acı katliamlar yapan içi boş müsveddeler olarak yine insanların üzerine kazanç uğruna, silah ticareti uğruna, enerji kaynaklarını ele geçirme uğruna salmıştır.

Oysa ne trajik bir haldedir YENİ MUHTEŞEM ÇAĞDAŞ dünyanın çoğunlukta olan ama bir kuruş dahi etmeyen insanları…

Bu çılgınlık ancak insanların sara nöbetinde koşturmalarını ilahi bir Sur sesi gibi bir ses ile bırakıp, soluklanıp, ne olduğu hususunda tefekkür etmeleri, YARADAN’ı hatırlamaları, DÜNYA denilen bu yalanı bir an gözden geçirmeleri ve İLAHİ EMİRLER’e bilerek, uygulayarak sarılmaları ile ancak sönebilecektir.

Zira topluluk içinde, topluluğun çılgınlığı ile aynı yöne koşturanlar büyük ihtimalle ÇIKIŞ’ı bulacaklardır. Ama bu çıkış trajik olarak bir hiç olarak ruhun bedenden çıkışı olacaktır.

Asıl trajedi ise, o büyük çıkıştan sonrasında geri dönülemez feryad ve figandan başkası değildir.

Dr. Ömer Faruk YELTEKİN

 

 

 

923 cevaplar
  1. Hlmclk
    Hlmclk says:

    ” Yiyin için fakat israf etmeyin Allah israf edenleri sevmez ” ayetinin tefsîri gibi olmuş yazınız.

    Dinimizi iyi anlatamadık, öğretemedik, öğrenemedik..! Ebeveynlerimizin Dinimizi Öğrenmemiz için Gönderilen yerlerde din çocukların dimağına korku olarak yerleştirildi, hoca nın elindeki sopa ile eğitildik.
    Dede ve ninelerimize de 18 sene Yazık ettiler. Cenaze kaldıracak kimse kalmayana kadar.
    MUASIR MEDENIYETLER SEVIYESINİ hedefleyerek, büyük bir tuzak olan İZM lerin Peşinde oyuncak olduk.
    NASIL BÖYLE BIR IMANI BOĞAR, MEDENIYET DEDIĞİN TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR diyen Şairi anlayamadık.
    müslümanlara terörist diyenler uydurdukları İZM lerle teröristin ta kendileridir,
    Haçlı seferlerinin devam ettiğini ağzından kaçıran ABD başkanı Bush u, da anlayamadık hala müttefikimiz!
    Ne zaman anlayacağız!

    Dediğiniz gibi olacak galiba…

    RUH BEDENDEN ÇIKINCA

    Cevapla